TÜRKÇE

vakıf

İNGİLİZCE

waqf

ARAPÇA

الوقف

Tanım: Vakıf kavramı, İslam medeniyetleri içindeki gelişme süreci içinde kelimenin temsil ettiği basit anlamdan çok daha geniş ve kapsamlı anlamlar kazanmış bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Arapça bir kelime olan vakıf, durmak/kalmak fiilinden türetilmiştir. Kazandığı geniş anlam düşünüldüğünde vakıf, bir malın, emeğin veya vaktin başka kişilerin/canlıların yararına bağışlanması olarak tanımlanabilir. Bu bağışta ya karşılık beklenmemektedir ya da karşılık dünya sonrası hayattan umulmaktadır. Böyle bir anlayışın İslam medeniyetlerinde yerleşmesi ile fakirlerin doyurulmasından yaşlıların ve yetimlerin bakımına, hayvanların korunmasından çevre duyarlılığına, eğitimden sağlığa kadar pek çok farklı konuda vakıf, bir kurum olarak hizmet göstermiş, medeniyetlerin kurulmasında ve devam ettirilmesinde aktif rol oynamıştır.

Türkçe Kullanımlar

  • vakıflar (çoğul)
  • evkaf (çoğul)
İngilizce Kullanımlar

  • endowment
  • charitable foundation
  • charitable trust
  • awqāf (plural)
  • trusts (plural)
  • awqaf (plural)
  • waqfs (plural)
*
Örnek:

Vakıf kurumu, bir mülkiyetin kalıcı olması ve gelirinin belli yararlanıcılar tarafından erişilebilir kılınmasıyla kurulan bir _x005F_x000D_ kurum anlamına gelir. (Kaynak: İslam İktisadına Giriş, s.91)

Example:

The institution of waqf signifies a foundation set up by keeping a property in perpetual existence and making its income available for specified beneficiaries. (Source: An Introduction to Islamic Economics , p.82)

*
Örnek:

Hazreti Peygamber “insan ölünce (salih) ameli kesilir. Ancak üç amel(in sevabı) kesilmez,” demiştir: Sadaka-i câriye (kamuya yararlı sadaka), faydalanılan bir ilim ve arkasında kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakmak. İslami yardım kuruluşu veya vakıf (çoğulu evkaf) kurmak, bu üç durumu da sağlamanın bir yoludur ve Müslümanlar arasında oldukça popüler olmuştur. vakıf, geleceği öngörme ve yönetme sürecidir: vakfı kuran kişinin öteki dünyasına fayda sağlayacak bir gelecek ve vakıftan yararlananlar için ise dünyevi bir gelecek. (Kaynak: Hayırseverlik ve İnsan Güvenliği, Samiul Hassan, s.119)

Example:

Prophet Muhammad is quoted as saying that, ‘when a man dies, only three things will survive him’: continuing alms; profitable knowledge; and a child praying for him. Establishment of Muslim charitable foundation or waqf (pl. awqaf; endowment) has the means of ensuring all three, and been popular among the Muslims. Waqf endowment is a process of anticipating and managing the future: a hereafter future for the person making the waqf endowment, and worldly future for the persons benefiting from it (Source: Human Security and Philantropy , p.68)

*
Örnek:

Geleneksel bankacılık modellerinin ötesinde yapılar oluşturulmasına ilişkin yapılan öneriler üzerine İngiltere ve ABD’de geliştirilen sosyal etki ortaklıkları, İslami finans sektörüne ve vakıf yapısına olan ilişkisi bağlamında incelenmiştir. (Kaynak: Sosyal Sermaye ve Risk Paylaşımının Önemi, s.10)

Example:

On the recommendations pertaining to the broadening of structures beyond traditional banking models, the development of social impact partnerships in the United Kingdom and the United States is discussed with relevance to the Islamic finance industry and the waqf sector. (Source: Social Capital and Risk Sharing , p.10)

*
Örnek:

Batı ülkelerinde devlet sektörünün yoksullara temel sosyal hizmetleri sağlamadaki üzücü performansından dolayı yaşanan hayal kırıklığı ve bu hizmetler devlet tarafından sağlandığında doğacak aşırı masrafların şoku nedeniyle bu ülkelerde yoksullukla mücadele politikalarıyla ilgili büyük bir dönüşüm planlanmaktadır. Vakıf sistemi tecrübesinden ders alan Batı, kâr amacı gütmeyen sektörün faydalarını keşfetmekte ve burada STK faaliyetleri hızla artmaktadır. (Kaynak: İslam'da İktisadi Kuruluşlar ve Yoksullukla Mücadele, s.17)

Example:

It is useful to note here that disappointed by the dismal performance of the state sector in providing essential social services to the poor and shocked by the exorbitant cost of these services when provided by the state, a massive transformation is underway in Western countries with respect to poverty reduction policies. Learning from the experience of the waqf system, the West is rediscovering the virtues of the non-profit sector and NGO activity is growing at a rapid pace. (Source: Islamic Economic Institutions and Elimination of Poverty , p.18)

*
Örnek:

Bu anlayışla Peygamber (s.a.v) zamanında güçlü bir olgu olarak irfak sektörü doğmuş ve İslam devletinin son dönemlerine dek vakıf ve başka gönüllü yardım araçları dâhil olmak üzere sağlam bir sosyal sigorta düzeni olarak gelişmeye devam etmiştir. (Kaynak: İslam'da İktisadi Kuruluşlar ve Yoksullukla Mücadele, s.185)

Example:

The irfaq sector, thus, emerged as a forceful reality during the Prophet’s lifetime (peace be upon him), and continued to flourish as a deep seated social insurance order, consisting of waqf (charitable foundations) and other vehicles of voluntary giving, till the late historical stages of the Islamic state. (Source: Islamic Economic Institutions and Elimination of Poverty , p.193)

*
Örnek:

Ayrıca hükümetler, İslam tarihinde önemli bir rol oynayan vakıf kurumlarını canlandırmak için etkili tedbir olarak mümkün olduğu kadar eğitim kurumları, hastaneler, fakirlere yönelik konut projeleri, yetiştirme yurtları ve diğer sosyal hizmet projelerini gerçekleştirmek üzere özel kesimin hayırseverliğini teşvik etmeyi de gerekli görürler. (Kaynak: İslam ve İktisadi Kalkınma, s.159)

Example:

They may also find it necessary to encourage private philanthropists to construct and run, as many as possible, educational institutions, hospitals, housing schemes for the poor, orphanages and other social service projects by taking effective measures to revive the institution of awqaf (charitable trusts) which have played an important role over a greater part of Muslim history (Source: Islam and Economic Development , p.97)

*
Örnek:

Kurumsal tüzel kişilige en yakın şekli beytülmal (kamu hazinesi), cami mülkü, vakıflar ve mufavada ortaklığıdır. (Kaynak: Adil Bir Para Sistemine Doğru, s.226)

Example:

The closest approximation to the corporate legal entity have been the bayt aI-māl (public treasury), mosque property, awqāf (trusts), and mufāwadah partnership. (Source: Towards A Just Monetary System , p.254)

*
Örnek:

Devletin bu konudaki rolü, vakıfların mülkiyet haklarını korumak adına yasal bir yapı sağlamak olacaktır. (Kaynak: Makāsıdü’ş-Şerîa Sosyoekonomik Gelişme Endeksine Doğru, s.172)

Example:

State’s role in this respective would be to provide a legal structure to protect property rights of Awqāf. (Source: Towards a Maqasid al-Shariah Index of Socio-Economic Development , p.151)

*
Örnek:

Devletin bu konudaki rolü, vakıfların mülkiyet haklarını korumak adına yasal bir yapı sağlamak olacaktır. (Kaynak: Makāsıdü’ş-Şerîa Sosyoekonomik Gelişme Endeksine Doğru, s.172)

Example:

State’s role in this respective would be to provide a legal structure to protect property rights of Awqāf. (Source: Towards a Maqasid al-Shariah Index of Socio-Economic Development , p.151)

*
Örnek:

Odak noktası, kapitalizmin ve sosyalizmin yetersizliklerinin yanı sıra ribayı (faizi) yasaklamanın ve zekât ve vakıfları uygulamaya sokmanın avantajlarıydı. (Kaynak: Ekonomik Analiz: İslami Bir Perspektif, s.56)

Example:

Focus had been on the inadequacies of Capitalism and Socialism and the advantages of prohibiting Reba (interest) and implementing Zakah and Awqaf. (Source: Economic Analysis: An Islamic Perspective , p.43)

*
Örnek:

Kurumsal tüzel kişilige en yakın şekli beytülmal (kamu hazinesi), cami mülkü, vakıflar ve mufavada ortaklığıdır. (Kaynak: Adil Bir Para Sistemine Doğru, s.226)

Example:

The closest approximation to the corporate legal entity have been the bayt aI-māl (public treasury), mosque property, awqāf (trusts), and mufāwadah partnership. (Source: Towards A Just Monetary System , p.254)

*
Örnek:

Bununla birlikte, son zamanlarda, vakıf kurumu bazı Müslüman ülkelerde yenilenerek bir kuvvet kazanmıştır ki bunlar arasında belki de iyi örnek son yirmi yılda çok sayıda faydalı ve aktif vakıfların kurulduğu Türkiye'dir. (Kaynak: İslam İktisadına Giriş, s.92)

Example:

However, lately the institution of waqf has shown a renewed vigour in some Muslim countries, of which perhaps the best example is Turkey where a large number of very useful and active awqaf have been established during the last two decades. (Source: An Introduction to Islamic Economics , p.83)

*
Örnek:

Batıda hayır kurumları ya da insani yardım dernekleri olarak bilinen vakıflar, toplumun ihtiyacı olan en önemli hizmetlerin daimi olarak finanse edilmesi, düzenlenmesi ve sürdürülebilmesi için yüksek gelirli bireyler tarafından sağlanan gönüllü yardım fonlarıydı. (Kaynak: Ekonomik Gelişim ve İslâmî Finans, s.145)

Example:

Known as charitable or philanthropic foundations in the West, waqfs were voluntary endowments provided by high net-worth individuals in order to finance, organize, and maintain in perpetuity the most important services needed by the society. (Source: Economic Development and Islamic Finance , p.135)

*
Örnek:

İslam iktisadında hayır kurumları, gelirin gönüllü olarak yeniden dağıtımının temel araçlarıdır. Bu kurumlar, İslam dünyasında vakıf (çoğulu evkaf) ya da habs olarak bilinmektedir. (Kaynak: İslam'da İktisadi Kuruluşlar ve Yoksullukla Mücadele, s.251)

Example:

Charitable foundations constitute the primary instrument for the voluntary redistribution of income in an Islamic economy. These foundations are known in the Islamic world as waqf (pl. awqaf) or habs. (Source: Islamic Economic Institutions and Elimination of Poverty , p.263)